Geçen bölüm Gece Bekçilerine iksir özümsemeyle ilgili gerçeği nasıl anlatırız diye düşünmüştük. Bölüme yazıya dökerek başlıyoruz. İkinci bölüm incelemesinde üstünde durduğum yazıda ne diyordu İmparator Roselle: "İksirlerin olayı ustalaşmak değil özümsemektir. Önemli olan güçleri kullanmak değil rol yapmaktır. İksirlerin isimleri özünde sembolik olmasının yanı sıra somut bir imge ve özümsemenin anahtarıdır!" Demek istediği iksir dışarıdan gelen tehlikeli bir güçtür, sadece bir silah gibi "ustaca kullanmaya" çalışırsanız içinizde tümöre dönüşür. Amacınız o gücü kontrol etmek değil, kendi ruhunuzla birleştirip özümsemek olmalıdır. İksiri özümsemenin de tek yolu, o iksirin adına uygun bir hayat yaşayarak rol yapmaktır. Ancak buradaki rol yapmak, sahte bir tiyatro oynamak değildir. İksirin doğasını anlamak, o sekansın zihniyetine bürünmek ve dünyayı o rolün gözünden görmektir. Bir iksirin adı öylesine seçilmiş bir kelime değildir. O ad, ilgili sekansın evrendeki davranış biçimini ve sınırlarını temsil eder. Ad, müteale ne yapması gerektiğini söyleyen kılavuz ve anahtardır.
Dunn doğal olarak Klein için endişelenip Daly'e mektup yazmış. Daly de bizimle konuşmaya geliyor. O da ne? Meğer Daly de rol yapma yönteminden haberdarmış. İlanihayegece Tanrıçası Kilisesi o kadar yıldır var olmasına rağmen bu bilgi, üstlerle sınırlı kalmış. Burada Daly bu kadar kısa sürede ilerleyebilmenin iki yolu olduğunu söylüyor. Ya rol yapma yöntemini biliyorsundur ya da sapkınsındır. Şayet rol yapma yönteminden bihabersen iksiri özümsemen yıllar hatta 10 yıllar sürer. Ne var ki bazı insanlar sapkın kişilikleri ya da karşılaştıkları ekstrem durumlar sayesinde iksiri hızlıca özümseyebilirler. Neyse, Daly'nin Dunn'a anlatamamasının sebebi ettiği gizlilik yemini. Ancak Klein'e katedral ona ulaşmadan Dunn'a söylemesini rica ediyor.
Görüyoruz ki Leonard da biliyormuş. Zaten gölgesiyle konuşmasından bir şeyler sakladığı belliydi. Klein'i kontrole Tanrıça Kılıcı lakaplı Crestet Cesimir geliyor. Kendisi Royale, Kenley, Leonard, Seeka ve Şef gibi Uykusuz yolunda ilerliyor ama 5. sekans Ruh Sehharı. Başdiyakoz ve Kızıl Eldivenler'in üç liderinden biri. Kendisi kutsal artifakt tanrıça kılıcına sahip, lakabı da buradan geliyor zaten. Bu artifakt sayesinde seviye olarak kendinden üstün düşmanlarla bile savaşabiliyor. Bu yüzden gücü 4. sekans Yarı İlah'a denk deniyor. Bize de gizlilik yemini ettiriyor Crestet, kılıcın şeklini görüyoruz burada.
Crestet, Klein'e daha önceki bölüm incelemelerinde üzerinde durduğum fısıltı meselesinden bahsediyor. Aynı yoldan üst sekans mütealler kasıtlı olarak gönderebiliyormuş -Bu bölümde acı şekilde şahit olacağız-. Kirlendin mi kontrolü kaybetmen kolaylaşır lafı önemli. 5. bölümde Dunn enfekte olmadığı için şanslı olduğundan dem vuruyordu. Buradaki enfekteden kastı da kirlenmek aslında. Artık çeviride enfekte yerine de kirlenme kullanacağım. Gözümden kaçmış orada. Kirlenmeden kasıt bir mütealin veya normal insanın, kendi seviyesinin çok üstündeki mistik güce, bilgiye ya da kötücül iradeye maruz kalarak ruhsal yapısının bozulmasıdır.
Artık Palyaço olan Klein, "Biraz pratikle ben de 'Küçük Zhou'nun Uçan Hançerleri' gibi ıskalamam!" diyor. Buradaki tırnak işareti içindeki cümle gönderme. Efsanevi yazar Gu Long'un kitabında Küçük Li'nin Uçan Hançerleri diye teknik var.
Anlaştığımız üzere Koca Neil'i almaya geliyoruz. Yalnız bir terslik var, Neil evden çıkmak istemiyor. İşkilleniyoruz tabii. Dunn, Leonard'la Kenley'i mistik eşya almaya yolluyor. Neil'in kontrolü kaybetmek üzere olduğunu düşünüp buna engel olmak istiyorlar. Neil, eşini diriltmeyi kafaya taktığından fısıltılara kulak veriyor. Fısıltıları gönderense Mahfi Bilge. Daha önceki bölüm incelemesinde bahsetmiştim, kendisi habis varlık olduğundan fısıltılarıyla kendisiyle aynı yoldan ilerleyenleri kirletip kontrolü kaybettirebiliyor. Kaldıramayacağı bilgiler veriyor Neil'e. Üstüne Neil'in arkadaş grubunu tamamen kaybetmesi de ekleniyor. Fısıltıları lütuf zannedip dinlemesi maalesef sonunu getiriyor.
Leonardlar dingin saç isimli üçüncü derece mühürlü artifaktı getiriyorlar. Bu arada açıklamasında her ne kadar hayatının sonuna kadar dese de iki saati geçkin süre temas etmedikçe hayatının sonuna kadar etkili olmuyor. Korumasız şekildeden kasıt bu. Neil'i öldürdükten sonra üzerinden kâğıt düşüyor ve içinde simyasal yaşam için gerekli malzemeler yazıyor.
Hatırlıyor musunuz? 5. bölümde Tingen Karaborsa'sına gittiğimiz satıcı Neil'e, Elf Pınarı suyu geldi demişti. Ta o zamandan beri bunu planlıyormuş. Defnediyoruz Koca Neil'i ve o sözü duyuyoruz yine: "Her ne kadar bekçi olsak da tehditlere ve çılgınlığa karşı durmadan savaşan zavallılarız."
Uyarlama ile romandaki önemli farklılıklar --> Önemli farklılıklar yok.






